Bir varmış, bir yokmuş
Kalbi sevgi dolu bir kız yaşamış
Adı Dila'ymış bu güzel kızın
Dila zaten gönülden seven demekmiş
Çok sevmiş bu güzel kız her şeyi
Çiçekleri, kelebekleri, ağaçları, doğayı
Sonra iyiliği, duygulu kalbini ve arkadaşlarını
Çok ama çok sevmiş anne ve babasını
Annesine her gittiği yerden çiçekler toplamış
Babasına her yolculuk dönüşü sarılmış
Dermiş, ben gündüz babamı daha çok seviyorum annemden
ama bir şeker tanesi kadar
Geceyse annemi daha çok seviyorum babamdan
ama bir şeker tanesi kadar
Tatiller ve yolculuklar en sevdiğiymiş Dilacığın
Neşesine, neşesini seyretmeye doyum olmazmış o zaman
Sonra arkadaşlarıyla oynadığı vakitler
Zıp zıp zıplarmış, kıkır kıkır kıkırdarmış
Bir kardeşi olmuş Dila'nın, ismini Emin koymuşlar
Dilacık hiç ama hiç kıskanmamış Emin'ini
O anaç kalbiyle hemen güzel bir abla olmuş
Sevmiş, şefkat göstermiş, eğlendirmiş, korumuş, kollamış
Dilacık, annesine dermiş
Anne, ben en çok Allah'ı ve peygamberini seviyorum
Sonra sizi seviyorum, buna üzülmüyorsun değil mi?
Annesi dermiş, üzülür müyüm hiç kızım? Sen ne güzelsin
Sonra çok güzel bir gün, neşe içindeyken Dilacık
Allah yanına ve peygamberinin yanına çağırmış onu
Dilacık kabul etmiş, ve apansızın gidivermiş
Annesine, babasına, kardeşine ve sevenlerine de özlemek düşmüş
Ama bilmişler, bilmişler ki o güzel kız
Daha çok sevdiği ve sevildiği tek yere gitmiş
En çok sevdiklerinin yanındaymış: Allah'ın ve peygamberinin
Annesi ve babası hiç üzülmemişler bu yüzden
Ve bu masal burda bitmemiş
Dilacığın, annesinin, babasının, sevenlerinin
ve Allahın ve peygamberinin sevgileri bitmeyeceği için
Ahirette çok ama çok güzel devam etmiş
-Sermest
No comments:
Post a Comment